İlişkimizin ilk üç ayı yaz tatiline kadar sıradan
geçmişti. Yani bildiğiniz klasikler işte. Ay dönümlerinde hediyeler almalar,
sinemalara gitmeler, cafelerde oturmalar falandı filandı. Ama bir türlü
yakınlaşamamıştık. Gerçi birbirimize attığımız mesajları okuyanlar sanır ki ne
güzel ilişkileri var birbirlerini çok seviyorlar vesaire derler ama sanki bir
şeyler eksikti. Mesela 3 ay geçmesine rağmen hala öpüşememiştik. Sadece el-ele
tutuşmaktan başka.. Hatta bazen o da yoktu.. İlginçti yani tanıdık birilerinin
görmesinden ürktüğünü söylemişti gerçi. Ama kime ne ki? Aşktan, sevgiden daha
masum bir şey var mıydı dünyada?
Yaz tatili geldi çattı. Ailemle beraber Bodrum’a
gidecektik ve ben okulun bitmesine her öğrenci kadar çok sevinmiştim. Ama bir
yandan da içim buruktu. Çünkü düşünsenize lisedesiniz ve bir sevgiliniz var ama
sadece facebook’ta ilişki durumundan öte olamayan bir sevgili. Elini tutarsınız
birisi görecek diye kaçar. Öpmeye çalışırsınız kendini geri çeker. Ama sorsanız
sizi dünyalardan daha fazla sevdiğini söyleyecektir. Bu durum birkaç defa
tekrarlanınca artık benim de iyice canım sıkılmaya başlamıştı. Beni sevmediğini
düşünüyordum. Çünkü seven insan laftan öteye geçer en azından bir bakışı, bir
hareketi ne bileyim bunu belli ederdi. Ne yapabilirim diye düşünürken aklıma
kendimi biraz geri çekmek geldi. Belki biraz abartmış olabilirim ama bunu
yaparsam bana bağlanacağına inanıyordum.
Neyse planımı yaptım ve uygulamaya koydum. Atılan
mesajlara geç cevap verilecekti. Aramalar yanıtsız bırakılacaktı ve bahaneler
uydurulacaktı. Bildiğiniz odun’u oynamaya karar verdim. Yaklaşık 1 ay böyle
devam etti. Hatta tatildeyken ben durumu iyice abartıp aşkımlı, canımlı,
cicimli konuşmaları bırakıp o’na ismiyle hitap etmeye başlamıştım. Tutku bu
durumdan aşırı rahatsız olduğunu belirtti ve o’da bana tavır takınmaya başladı.
Bir hafta boyunca hiç konuşmadık ne de iletişim kurduk. Sonunda kazanan taraf
ben oldum ve ilişkimiz normal seyrine döndü.
Tatilden dönmüştüm ve Tutku'yla buluşma ayarlamak için
mesajlaşıyorduk. Uygun bir gün bulduk ve Büyükçekmece Festival Cafe’de
buluşmaya karar verdik. Yanında Tutku'nun sitesinde oturan samimi arkadaşı Dilara
ve sevgilisi Oğuzhan da gelecekti. Anlaştık ve buluşma gerçekleşti. Tutku bu
sefer öncesinden daha farklıydı. O’na gösterdiğim ilgiyi karşılıksız
bırakmıyordu. Hatta bildiğiniz gerçek anlamda sevgili olmuştuk. Artık el-ele
tutuşuyor, öpüşüyor ve birbirimize olan sevgimizi gösteriyorduk. Okullar
başlayana kadar muhabbetimiz bir hayli artmıştı. Sevgilisi olan samimi
arkadaşlarımızla çiftler halinde beraberce sinemalara, cafelere gidiyor
günümüzü gün edip zamanımızı geçiriyorduk. Anlayacağınız çok güzel
zamanlardı.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder