26 Ekim 2013 Cumartesi

Lise Aşkları... || Bölüm 5: Eksiklik Hissi

İlişkimizin ilk üç ayı yaz tatiline kadar sıradan geçmişti. Yani bildiğiniz klasikler işte. Ay dönümlerinde hediyeler almalar, sinemalara gitmeler, cafelerde oturmalar falandı filandı. Ama bir türlü yakınlaşamamıştık. Gerçi birbirimize attığımız mesajları okuyanlar sanır ki ne güzel ilişkileri var birbirlerini çok seviyorlar vesaire derler ama sanki bir şeyler eksikti. Mesela 3 ay geçmesine rağmen hala öpüşememiştik. Sadece el-ele tutuşmaktan başka.. Hatta bazen o da yoktu.. İlginçti yani tanıdık birilerinin görmesinden ürktüğünü söylemişti gerçi. Ama kime ne ki? Aşktan, sevgiden daha masum bir şey var mıydı dünyada?


Yaz tatili geldi çattı. Ailemle beraber Bodrum’a gidecektik ve ben okulun bitmesine her öğrenci kadar çok sevinmiştim. Ama bir yandan da içim buruktu. Çünkü düşünsenize lisedesiniz ve bir sevgiliniz var ama sadece facebook’ta ilişki durumundan öte olamayan bir sevgili. Elini tutarsınız birisi görecek diye kaçar. Öpmeye çalışırsınız kendini geri çeker. Ama sorsanız sizi dünyalardan daha fazla sevdiğini söyleyecektir. Bu durum birkaç defa tekrarlanınca artık benim de iyice canım sıkılmaya başlamıştı. Beni sevmediğini düşünüyordum. Çünkü seven insan laftan öteye geçer en azından bir bakışı, bir hareketi ne bileyim bunu belli ederdi. Ne yapabilirim diye düşünürken aklıma kendimi biraz geri çekmek geldi. Belki biraz abartmış olabilirim ama bunu yaparsam bana bağlanacağına inanıyordum.


Neyse planımı yaptım ve uygulamaya koydum. Atılan mesajlara geç cevap verilecekti. Aramalar yanıtsız bırakılacaktı ve bahaneler uydurulacaktı. Bildiğiniz odun’u oynamaya karar verdim. Yaklaşık 1 ay böyle devam etti. Hatta tatildeyken ben durumu iyice abartıp aşkımlı, canımlı, cicimli konuşmaları bırakıp o’na ismiyle hitap etmeye başlamıştım. Tutku bu durumdan aşırı rahatsız olduğunu belirtti ve o’da bana tavır takınmaya başladı. Bir hafta boyunca hiç konuşmadık ne de iletişim kurduk. Sonunda kazanan taraf ben oldum ve ilişkimiz normal seyrine döndü.


Tatilden dönmüştüm ve Tutku'yla buluşma ayarlamak için mesajlaşıyorduk. Uygun bir gün bulduk ve Büyükçekmece Festival Cafe’de buluşmaya karar verdik. Yanında Tutku'nun sitesinde oturan samimi arkadaşı Dilara ve sevgilisi Oğuzhan da gelecekti. Anlaştık ve buluşma gerçekleşti. Tutku bu sefer öncesinden daha farklıydı. O’na gösterdiğim ilgiyi karşılıksız bırakmıyordu. Hatta bildiğiniz gerçek anlamda sevgili olmuştuk. Artık el-ele tutuşuyor, öpüşüyor ve birbirimize olan sevgimizi gösteriyorduk. Okullar başlayana kadar muhabbetimiz bir hayli artmıştı. Sevgilisi olan samimi arkadaşlarımızla çiftler halinde beraberce sinemalara, cafelere gidiyor günümüzü gün edip zamanımızı geçiriyorduk. Anlayacağınız çok güzel zamanlardı.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder