27 Ekim 2013 Pazar

Lise Aşkları... || Bölüm 12: Yardım Çağrısı



Ezgi, Tutku’nun kankası olduğu için onunla konuşmaya karar kıldım ve durumu anlattım. Bize yardım etmesi gerektiğini ve ilişkimizi normal seyrine döndürmek istediğimden bahsettim. Tutku’yu sevdiğimi ve onu kaybetmek istemediğimi ekledim. Ezgi kaltağı hiç oralı bile olmadı inanabiliyor musunuz? Tek söylediği Tutku’nun kararına saygı duymam gerektiği ve kendisinin Tutku’nun hayatına karışamayacağından dem vurmasıydı.

Nasıl ya? Ulan bunlar işemeye bile beraber gitmiyorlar mıydı ya? Nasıl oluyor da bir an da Ezgi o küçücük beyniyle böyle şeyler söyleyebiliyordu şaşırıp kalmıştım. Ben de lafı uzatmadan Ezgi’ye söylediklerimin batan bir geminin son yardım çağrısı olduğunun eğer yardım edecekse etmesi gerektiğini ekleyip telefonu kapattım.

Ertesi gün okula gitmedim. Tutku’nun yakın arkadaşı olan benim de yakın arkadaşım olan Seçil’e mesajla durumu anlattım. Seçil’in ayrıldığımızdan haberi bile yoktu hatta şaka yaptığımı zannetti. O da şaşırdı tabi. Durumu öğrenip haber vereceğini söyledi. Ben de okuldan sonra buluşup buluşamayacağımızı sordum. Dershanesinin olduğunu ama Çatalca’ya gelirsem buluşabileceğimizi söyledi. Okul biter bitmez Seçil’le buluşmak üzere Çatalca yolunu tuttum. Vardığımda Seçil’i aradım. Hacı Sayid’de oturduğunu ve beni beklediğini söyledi. Hacı Sayid’e gittiğimde Seçil beni teras katında bekliyordu. Hemen yanına oturdum. Uzun uzun içimi döktükten sonra Seçil beni teselli etti ve merak etmemem gerektiğini Tutku’yla konuştuğunu her şeyin düzeleceğini, Tutku’nun sadece zamana ihtiyacı olduğundan ve aklının karıştığından bahsetti.

Tutku’nun aklı mı karışmıştı? Ama nasıl? Neden? Kim? Bir de zamana ihtiyacı varmış. Ama ne kadar? Tutku’nun aklını karıştıran bence Ezgi’ydi. Ondan oldum olası hazzetmezdim zaten. Araya hafta sonunun girmesini fırsat bilerek Tutku ve benle samimi olan ortak arkadaşlarımızla konuşmaya, onlardan yardım istemeye karar verdim. İlişkimizin bir an da bitmesine herkes çok şaşkındı.

Seçil’den sonra Yeliz’e gittim. Yeliz’e olan olayları ve durumu anlattım. Birkaç kişiye daha gittiysem de aldığım yanıtlar neredeyse aynıydı. Tutku’nun aklının karışık olduğu ve zamana ihtiyacı olduğuydu. Aklını karıştıran şey ise benim üniversiteye gittikten sonra onu terk edeceğimmiş.


Aslında kavgalarımız da çoğu zaman bu yöndeydi ama böyle bir şeyin olmayacağını defalarca kendisine belirtmiştim. Yani niye böyle bir şey yapayım ki? Sonuçta sen beni sevmişsin ben seni sevmişim bir yola çıkmışız. Bundan sonra niye başka yöne sapayım ki? Ben mutluyum ki devam ettirmişim. Mutlu olmasaydım zaten değil 6 ay, 6 dakika bile katlanmazdım ki… 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder