Günler böyle geçe durdu. Her gün arkadaşlarımın facebook hesabından Tutku’nun profiline girmekle geçti. Acaba ne yazmış, acaba ne demiş, acaba ne yapıyor hesabı… Yaklaşık 15-20 gün olmuştu bir gün tekrar Tutku’nun profiline girerken ilişki durumu yaptığını gördüm ve yine şoklara girdim. Ben aramızın yeniden düzeleceğini beklerken Tutku bana ikinci bir kazık daha atmıştı. Kulakları çınlasın ne kadar da merhametliydi, vefa bilirdi o…
Tutku eski sevgilisiyle ilişki durumu yapmıştı ve ben
sinirden köpürüyordum. Peki benim ne yapmam gerekiyordu? Karşı cephe almam mı
yoksa umursamam mı? Tutku’yu defterden silip ona karşı cephe almaya karar kıldım.
Ama nasıl alacaktım ki? Tutku’nun kankası Ezgi'yle mi çıkacaktım sanki… Elimde
koca bir sıfır vardı. Sonra fake bir ilişki yapmayı düşündüm. Düşündüysem de
çok yapmacık ve çocukça geldiği için vazgeçtim.
O günler kafamı dağıtmak için hep bir yerlere
giderdim. Bir gün Büyükçekmeceye gitmeye karar verdim. Kordonda yürümek kafamı
boşaltmamı sağlıyordu. Derken Festival Cafe’de okuldan arkadaşlara rastladım
selam-kelam faslından sonra birkaç bir şey içtikten sonra sigara içmek için
dışarı çıktım. 5-10 dakika sonra yanıma aynı okulda okuduğumuz okulumuzun
müdiresinin kızı ve arkadaşı geldi. Kızın annesi İngiliz, babası Türk’tü. İsmi Destiny'ydi ve çok güzel bir kızdı. O zamanlar Marlbora Red içiyordum
tesadüf o ki Destiny'nin içtiği sigara
da oymuş. Sigaralarımızı yaktıktan sonra koyu bir muhabbete daldık. Birbirimizi
yakından tanımak için bayağı bir konuştuk. Samimi bir ortam oldu.
Destiny üşür gibi olunca ben de centilmenlik olarak
üzerimdeki kazağı ona verdim. Ardından parfümü çok beğendiğini söyleyerek
teşekkür etti. İçim bir garip olmuştu. Sevgilimden görmediğim ilgiyi elin gavur
kızından görmüştüm.
Saat geç olunca kalkmaya karar verdik. Arkadaşların
yanına uğramadan otobüs durağına doğru ilerledik, yol boyunca da uzun uzun
konuştuk. Ne konuştuğumuzu hatırlamasam da çok güzel bir gülüşü vardı. Okulda
ki erkeklerin hayvanca aşık olduğu kız benim yanımdaydı olaya bakar mısınız? Durağa
geldikten sonra Destiny kazağımı geri verdi ve teşekkür ederek tanıştığına
memnun olduğunu söyledi. Sarılıp yanağımdan öptü ve otobüsüne bindi. Ulan ben
böyle ilgiyi sevgilimden neden görememiştim be…
Ertesi gün ben okula gelmeden önce dedikodum okula
gelmişti. Herkes Destiny ve beni konuşuyordu. Tutku’ya da iyi kapak oluyordu.
Hiç istifimi bozmadan ben de olayları akışına bıraktım.
Günlerim aşk acısıyla geçse de gerek arkadaşlarım
olsun gerek Destiny olsun acım biraz hafiflemişti ve her geçen gün
hafifliyordu. Artık Tutku’ya koca bir hata olarak bakıyordum ama aklımdan tam
olarak da silemiyordum.
Tutku ilişki durumu yapalı yaklaşık iki hafta
geçmişti ki bir şaşırtıcı haber daha almıştım. Tutku ve eski erkek arkadaşı
yeniden ayrılmışlardı. Sevinsem mi üzülsem mi çok şaşırmıştım doğrusu. Çünkü ne
bileyim genelde insanlar eski sevgililerin hayatta tutunamamalarını, başarısız
olmalarını isterler. Özellikle de aşk acınız tazeyse. Kafamı karıştıran bir
diğer nokta ise Tutku ne yapmak istemişti. Benden ayrılıp eski erkek arkadaşıyla
çıkmıştı akabininde onu da terketmişti. O kadar değişik bir kız ki ne
yapacağını anlayamıyorsunuz. Bunun en büyük kanıtı da doğum günümü kutlarken
beni terk etmesi değil miydi?...
Bu olayların üzerinden bir ay belki de iki ay
geçmişti. Kendimi toparlamıştım bu arada da Destiny'yle evine gidecek kadar
yakınlaşmıştım. İlişkimizin bir adı yoktu ama bariz sevgili gibiydik. Saatlerce
hiç sıkılmadan her konuda konuşabiliyor, istediğimiz her yere gidebiliyorduk.
Hayat dolu ve Tutku'nun aksine oldukça kültürlü bir kızdı. Üstelik boş
kaprisleri ve kıskançlıkları da yoktu. Tek eksik nokta Tutku’dan ayrıldıktan
sonra kırmızı çizgilerimin ve etrafımda örülü duvarlarımın olmasıydı. Bu da,
aşk’a karşı olan güvenimi yitirdiğimden kaynaklanmaktaydı. Ama ne yapmam
gerektiği konusunda hala şüpheciydim. Destiny'ye karşı duyduğum duygu iyi bir
kız arkadaşla sevgili arasında bir şeydi. Nihayetinde ne o bana açılabildi ne
ben ona. Anı yaşamayı seçtik ve günler akıp gitti.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder